23/1/2008 - Enteresan bir adli tıp vak'ası
ENTERESAN BİR ADLİ TIP VAK'ASI Tesadüf, inançsızların kadere taktıkları isimdir." Andre Suares
San Diago'da, Amerikan Adli Tıp Derneği'nin 1994'teki ödül yemeğinde konuşan başkan Don Harper Mills'in, dinleyicilerine anlattığı şu hadise oldukça enteresan ve düşündürücü:
23 Mart 1994 tarihinde Ronald Opus isimli bir Amerikalı'nın cesedini inceleyen adli tabip onun kafasından yediği kurşunla öldüğü sonucuna vardı.
Mütevveffa, 10 katlı bir binanın tepesinden intihar niyetiyle aşağı atlamıştı. (Umutsuzluğunu, geride bıraktığı notta açıklıyordu) Fakat çok enteresandır ki, 9. katın önünden geçerken pencereden gelen bir kurşunla hayatı sona ermişti. 8. kat penceresi hizasında cam silicileri korumak için konulmuş bir ağ bulunduğunu, ne silahı çeken ne de müteveffa biliyordu. Kurşun isabet etmeseydi Ronal Opus'un intihar girişimi zaten başarılı olamayacaktı.
Dr. Mills'in tesbitlerine göre, normal olarak intihar etmeye karar veren biri, intihar için düzenlediği mekanizma tasarladığı gibi netice vermese de, o bunu eninde sonunda başarır.
Opus'un 9 kat aşağıdaki kesin ölüm yolunda vurulmuş olması, muhtemelen, onun ölüm modunu intihardan cinayete çevirmeyecekti. Fakat onun intihar girişiminin başarılı olmayışı savcıyı elinde bir cinayet vakası olduğu düşüncesine itti.
Silahın patladığı 9. kattaki odada yaşlı bir adam ve karısı yaşıyordu. Bunlar, sık sık tartışırlar ve bu tartışmalar neticesi çoğu zaman ihtiyar adam, karısını silahla tehdit ederdi. Hadisenin geçtiği gün, ihtiyar karı-koca yine tartışmışlar, adam oldukça sinirlenmiş ve tabancayla karısını tehdit etmiş, bu sefer iş sadece tehditle de kalmamış ve adam karısına karşı tetiği çekmişti. Fakat ne olduysa olmuş ve mermi kadını ıskalayarak pencereye yönelmiş ve intihar etmekte olan Opus'a isabet etmiş.
Bir insan "A" şahsını öldürmeye teşebbüs eder fakat "B" şahsını öldürürse, o "B" şahsını öldürmekten suçludur. Fakat işin içinde başka gariplikler vardır. Bu suçlamayla karşı karşıya kaldığında hem adam hem de kadın silahın dolu olmadığı konusunda kesinlikle emindiler. Yaşlı adam uzunca bir süreden beri boş silahla karısını korkutmayı alışkanlık haline getirdiğini söyledi. Öldürme kastı yoktu. Böylece Opus'un öldürülmesi bir kaza oluyordu.
Araştırmalara devam edilince, ölümcül kazadan yaklaşık 6 hafta önce yaşlı çiftin oğlunu silahı doldururken gören bir tanık ortaya çıktı.
Anlaşıldığın göre, yaşlı kadın oğlundan mâli desteğini çekmişti ve babasının onu silahla korkutma temayülünü bilen oğul, onun annesini vuracağını umarak silahı gizlice doldurmuştu. Artık hadise, ihtiyar karı-kocanın oğlunun Ronald Opus cinayetinden sorumlu olduğu noktasına gelmişti ve mesele aydınlanarak dosya kapatılmıştı.
Tam bu sırada hadise il ilgili yeni bir bulgu daha ortaya çıktı. Araştırmalara devam edilince Ronald Opus'un, annesini öldürmek istediği, fakat bunu bir türlü başaramayışı nedeniyle umutsuzluğa kapıldığı anlaşıldı. Bu, onu 23 Mart'ta 10 katlı binanın tepesinden atlayarak intihar etmeye itmişti. Ancak ölüm planladığı gibi olmamıştı. 9. katın önünden geçerken pencereden gelen kurşunun kafasına isabet etmesi nedeniyle Ronald Opus'un hayatı sona ermişti. Dosya intihar olarak kapandı. Düşünenlere ibret ola!..
|